FURKAN VAKFI ENGELLENME SÜRECİ

Furkan Vakfı’na engelleme Nisan 2014’te İstanbul Bağcılar Konferansının son anda iptali ile başladı.

Furkan Vakfı gönüllüleri buna tepki verince eleştiri ve tenkitlerin sebebinin “spor salonları verilmeyişi olduğu” algısı oluşturulmak istendi. Diğer yandan da yapılan engellemelerin haklılığını ispat adına olmadık iftiralar atarak itibarsızlaştırma çabasına girildi. Furkan Vakfı’nın konferanslar tertiplemesinin sebebi insanlara Tevhidi ve İslam Davasını anlatmaktı.

Alparslan Kuytul Hocaefendi bazı meselelerde hükümeti eleştirirken; samimi bir hoca, samimi bir Müslüman olarak hakkaniyet sınırları içerisinde eleştirmiştir. Bir muhalefet partisi gibi gündelik politika ile ilgili konularda değil, İslam’ı ve Müslümanları ilgilendiren konularda görüşünü söylemiştir. Mesela Irak ve Suriye konusunda yapılan dış politika hatalarıyla Müslümanlara zarar gelmesi, dönemin başbakanınca Mısır’a gidilip laikliğin tavsiye edilmesi ile Müslümanların laikliği ve demokrasiyi benimser hâle gelmeleri tehlikesi karşısında haklı eleştiriler yapmıştır.

BU ENGELLEME SADECE SALON VERİLMEMESİ İLE KALMADI

Önce salonların verilmemesi ile başlayan süreç, gitgide iptallere ve bazı faaliyetlerin tamamen yasaklanmasına dönüştü. 29 Mayıs 2016’da son anda iptal edilen konferans için gerçekleştirilmek istenen basın açıklamasına TOMA’lı müdahale olmasının üzerine, 22 Nisan 2017’de yine son anda iptal edilen konferansın iptalini duyurma ve özellikle Mavi Marmara şehitlerine yapılan hakaretleri protesto amacıyla yapılmak istenen basın açıklaması da TOMA’lı, biber gazlı, plastik mermili müdahale ile engellenmeye çalışıldı ve Furkan vakfı mensuplarına açıkça zulmedildi.

Hocaefendi, 22 Nisan günü yaptığı açıklamada Türkiye’de din düşmanı derin dinsiz bir komitenin varlığını ve bu engellemelerin sadece Furkan Vakfı ile kalmayacağını bir kez daha açıkladı.

FURKAN VAKFI NEDEN ENGELLENİYOR?

 Furkan Vakfı, 24 yıldır toplumun ihyası ve maslahatları uğrunda ilmi çalışmalar desteği ile İslami hizmet ve faaliyet yapan bir vakıftır. Alparslan Kuytul Hocaefendi ise 30 yılı aşkın bir süredir, toplumun hayırlı amellere teşviki, Kur’an-Sünnet çizgisinde nebevi bir anlayışa ulaşması için ilmi dersler veren, gece gündüz demeden gayret sarf eden ve halkın büyük çoğunluğunun teveccühünü kazanmış bir âlimdir.

 ALPARSLAN KUYTUL HOCAEFENDİ DAİMA DOĞRU BİLDİĞİNİ KONUŞMUŞTUR 

Şimdiye kadar doğru bildiğini korkusuzca konuşması ile tanınmıştır. Hatta bu özelliği sebebi ile defalarca takdir edilmiştir. Yaşanılan olaylara ve gelişen hadiselere de asla düşmanca olmamak üzere, vatan-millet sevgisi doğrultusunda tepkisini dile getirmiştir. Bu minvalde;

  • Hükümet yetkililerine de ikazları olmuştur. Mesela Müslüman kimliği altında Laikliğin tavsiye edilmesi, bu haklı tenkitlerinden birisidir.
  • Yine Gülen Camiası’nın güçlü olduğu o günlerde, gerçekleştirilen Türkçe Olimpiyatlarına ve Dinler Arası Diyalog etkinliklerine de tepkisini çok sert göstermiştir.

KONUŞMALARI KIRPILDI VE ÇARPITILDI 

Bu tepkiler bazı çevreler tarafından yanlış anlaşılmak istenmiş, altında başka maksatlar aranmış ve hatta videoları kırpılmak suretiyle sosyal medyaya servis yapılarak karalama kampanyası yürütülmüştür. Kırpılmış videolar üzerinden sanki FETÖ ve PKK savunucusu gibi gösterilmiş hatta tarafından tehdit aldığı DEAŞ ile bile bir irtibatı varmışçasına itham edilmiş ve bu asılsız söylentiler üzerinden yola çıkıldığı çok açık olan bu talihsiz operasyon gerçekleştirilmiştir.

DERİN DİN DÜŞMANI BİR KOMİTE 

Furkan Vakfı’nın faaliyetlerinin engellenmesinin bir nedeni de Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin, hükümetin bizzat kendisi için de tehlike arz eden derin ve dinsiz bir takım güçlerin aleyhine yaptığı konuşmalardır. Hocaefendi, bir takım güçlerin uzun süredir hem Hükümete hem de tüm cemaatlere zarar vermek istediğini defaatle söylemiştir. Konuyla ilgili 10 Kasım 2014’teki konuşmasında şunlara değinmiştir: “Kanaatime göre konferanslarımıza yapılan bu engellemelerden Hükümetin ve siyasilerin haberi yok. Ama bürokratlara karanlık yerlerden talimat geliyor. Bu sadece bize yapılıyor gibi görünse de esasında AK Parti, tüm cemaatlerle düşman edilmeye çalışılıyor. Hedeflerinin bu olduğuna inanıyorum. Kimler AK Parti’ye düşmansa, bu iş onların tezgâhı olabilir.”

AYNI ANDA 4 TERÖR ÖRGÜTÜNÜ DESTEKLEDİĞİ (!) İDDİA EDİLDİ

Bu kırpılmış videoların da dosyada yer aldığı görülen iddianameden anlaşıldığı üzere terör suçlusu kapsamına alınarak 30 Ocak sabahı bir şafak operasyonu ile Furkan Vakfı merkez binası, Hocaefendi ve 24 arkadaşımızın evi Özel Harekât Timleri ile bir teröristmişçesine basılmıştır. Asayiş, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM), Çevik Kuvvet ve Özel Harekât şubelerinden polislerin de katıldığı baskında hiçbir direnişin olmadığı ev ve iş yerlerinin kapıları koçbaşlarıyla kırılmak istenmiştir. Buna rağmen ne evlerde ne de vakıf binasında hiçbir suç unsuruna rastlanmamıştır.

Terörle mücadele ekipleri tarafından Hocaefendi ve 24 arkadaşımız gözaltına alınmış, on gün boyunca bekletildikten sonra çıkarıldıkları mahkemede Alparslan Kuytul Hocaefendi ve 4arkadaşımız yargılamaya tutuklu devam etme kararı ile tutuklanmıştır.

İSMİ FURKAN OLAN VAKIF VE DERNEKLER KAPATILDI

Yapılan baskının ardından Furkan Vakfı resmi sitesine, Furkan Vakfı ve Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin resmi Facebook adreslerine BTK tarafından koruma tedbiri uygulanarak erişim engeli konuldu. Adana valiliği tarafından Furkan Vakfı’nın tüm faaliyetlerine men kararı verildiği. Ayrıca irtibatı olmadığı halde iltisakı olduğu varsayılan Türkiye genelindeki ismi Furkan olan tüm dernekler de mühürlendi. Hatta ‘temsilcilik olarak kullanılıyor’ iddiasıyla bir Furkan Vakfı gönüllüsünün evine dahi mühür vuruldu.

FURKAN VAKFI GÖNÜLLÜLERI HİÇBİR TAŞKINLIK GÖSTERMEDİ

Furkan Vakfı’na gönül verenler bu süre zarfında Adana Emniyetinin önünde soğuk hava şartlarına rağmen gece gündüz hiçbir taşkınlık çıkarmadan beklediler. Çok gergin bir atmosfer olmasına rağmen hiçbir taşkınlık olmadığı gibi Emniyet güçlerine karşı en küçük bir zorluğun dahi yaşatılmadığı o günler, Furkan Vakfı gönüllülerinin suç potansiyelinden ne kadar uzak olduğunun da ispatı olmuştur.

MEDYANIN SALDIRILARINA MARUZ KALINDI

Ayrıca bu süreç içerisinde Furkan Vakfı ve Alparslan Kuytul Hocaefendi günlerce medya tarafından linç edilmek istenmiş ve yalan yanlış haberlerle toplumdaki itibarları zedelenmeye çalışılmıştır. Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin, belirtilen dört terör örgütü ile aynı anda irtibatı olduğu iddiasını içeren dosya hakkında son mahkemede verilen kararda, bunları desteklediği iddiası reddedilmiş ve dosyada tutuklu yargılanmasını gerektirecek bir suç kalmamıştır. Buna rağmen, hakkında tutuklu yargılanma hükmü verilen Hocaefendi, 8 Şubat 2018 tarihinden beridir cezaevinde tutulmaktadır.

Dosyadaki, birbiri ile taban tabana zıt olan dört tane örgütü aynı anda desteklediği iddiası ise başlı başlına bir faciadır. Bu arada gerek ev aramalarında, gerek vakıf aramasında çeşitli hukuksuzluklar da yapılmıştır.

FURKAN VAKFI’NIN FAALİYETLERİNİN ENGELLENME SÜRECİ

  • Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı’nın dini konferans ve etkinliklerinin engellenme süreci Nisan 2014’te başladı.
  • Başlangıçta kapalı spor salonlarında yapılmak istenen dini konferanslar önceden izin alınmış ve anlaşma yapılmış olmasına rağmen hiçbir gerekçe gösterilmeden ya konferanstan bir gün önce ya da aynı gün iptal edildi.
  • Bunun akabinde düğün salonlarında konferans yapmaya MECBUR bırakılan Furkan Vakfı gönüllüleri her türlü zorluğa rağmen konferanslarını yapmak için gayret etmiş ancak salon sahiplerinin her defasında bir takım güçler tarafından tehdit edilmesi üzerine yapılan anlaşmaların fesh edilmesi neticesinde tertiplenen konferansların birçoğu da iptal edilmişti.
  • Her vatandaşın hakkı olan basın açıklamasına dahi izin verilmedi hatta emniyet güçleri tarafından şiddet uygulandı.

 ENGELLEMELER SÜRECİNDE YAŞANANLAR 

  • Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin konferanslarının hatta bayan konferanslarının tanıtım afişleri, zabıta ekiplerince toplatıldı.
  • Furkan vakfı gönüllüleri maddi ve manevi zarara uğratıldı.
  • Afiş dağıtan samimi insanlar darp edildi ve ifadeye çağrıldı.
  • Basın açıklaması ve benzeri etkinliklere dahi izin verilmedi.

VE SON OLARAK YAŞANAN 30 OCAK OPERASYONU 

  • 30.01.2018- Saat 05.30: Alparslan Kuytul Hocaefendi ve 24 arkadaşımız Özel Harekât Timleri tarafından evlerine yapılan operasyonla gözaltına alındı.
  • Terörle hiçbir alakası olmayan Furkan Vakfı’na TEM baskını yapıldı. Vakfın giriş kapısında oluşturulan güvenlik şeridi ile binaya girişler kapatıldı. Kapının önünde TOMA, akrep ve çevik kuvvet ekipleri beklemeye başladı.
  • Furkan Vakfı, Furkan Nesli Dergisi ve Tv Furkan siteleriyle birlikte Vakfın ve Hocaefendi’nin resmî facebook ve instagram hesaplarına BTK tarafından erişim engeli konuldu.
  • Destek için şehir dışından gelen Furkan Vakfı gönüllülerinin şehre girişi engellendi. Emniyet güçlerinin takviye ekipler getirtmek suretiyle çok yoğun güvenlik tedbirleri aldığı görüldü.
  • Valilik yaptığı açıklamada; “Furkan Vakfı’nın tüm faaliyetlerinin geçici olarak men edildiğini” bildirdi.
  • Buna bağlı olarak, Furkan Vakfı gönüllülerinin park ve bahçede bile bir arada bulunmaları, protesto amaçlı olarak basın açıklaması, stand açma gibi tüm etkinliklere yasak getirildi.
  • Gizlilik kararı olan ve avukatlara dahi bilgi verilmeyen operasyon hakkında Emniyet veya savcılık içinden bazı basın kuruluşlarına bilgi sızdırılarak, Hocaefendi ve Vakıf hakkında asılsız iftira, karalama ve yıpratma kampanyası başlatıldı. Tetikçi haber siteleri her fırsatı değerlendirerek yoğun bir karalama kampanyası sürdürdü.
  • Baskın yapılan kişilerin evleri de ‘temsilcilik’ denilerek mühürlenmeye başlandı.
  • 24 il ve ilçede bulunan ve ismi “FURKAN” olan vakıf ve dernek binalarının kapılarına mühür vuruldu.

HAKSIZ KARAR! 

  • 08.02.2018 Perşembe günü, Alparslan Kuytul Hocaefendi ve arkadaşlarımız gözaltı süresinin 10. Gününde Adana Adliyesine sevk edildi. Gece 23.00 sularında Alparslan Kuytul Hocaefendi ve 4 arkadaşımıza tutuklu yargılanma kararı verildiği açıklandı ve cezaevine sevk edildi.
  • Alparslan Kuytul Hocaefendi Bolu F Tipi Kapalı Cezaevine diğer arkadaşları ise İzmir Ödemiş’e nakledildi.

HAYRA MANİ OLUNDU! 

FURKAN VAKFI’NA VERILEN ‘MEN’ KARARI SONUCUNDA ENGELLENEN FAALİYETLER

  • Erkeklere ve Bayanlara Yönelik Haftalık Tefsir Dersleri

Eğitim Çalışmaları

  • SODES Kapsamında Furkan Gençlik Merkezinde Öğrencilere Eğitim Desteği
  • Üniversite Çalışmaları
  • İlmî Münazaralar
  • Kişisel Gelişim Seminerleri
  • Beden ve Ruh Sağlığı Seminerleri

Konferanslar

  • Yurtiçi ve Yurtdışı Konferansları
  • Bayan Konferansları
  • Gençlik Konferansları

Yardımlar

  • İhtiyaç Sahibi Ailelere Yardım Çalışmaları
  • Suriyeli Mültecilere Yardım
  • Fakir Ailelere Ramazan Kolisi Dağıtımı
  • Fakir Ailelere İftar Yemeği
  • Eğitim Gören Öğrencilere Burs
  • Hayır Kermesleri
  • İnsanları Topluma Kazanma Faaliyetleri
  • Çocuklara Yönelik Yaz Etkinlikleri
  • Kur’an, Siyer, Meal Yarışmaları
  • Makale, Panel, Sempozyum, Forum Programları
  • Gençlerle Söyleşi Programları
  • İftar Programları
  • Kardeşlik Buluşmaları
  • Gezi ve Piknik Programları

ALPARSLAN KUYTUL HOCAEFENDI NE İLE SUÇLANDI?

 30 Ocak sabahı şafak operasyonu ile gerçekleştirilen baskında Alparslan Kuytul Hocaefendi ve 24 kişi gözaltına alınmış ve 10 gün boyunca Adana Emniyet Müdürlüğünde gözaltında tutulmuşlardı.

Kamuoyunda da büyük yankı uyandıran bu operasyon, Hocaefendi’yi tanıyan geniş kitleler tarafından “doğruları korkusuzca söylediği ve Hükümete yönelik haklı tenkitleri” sebebiyle yapılmış olarak görüldüyse de Savcılık operasyonun gerekçesini şu şekilde açıkladı:

OPERASYONUN GEREKÇESI VE SUÇLAMALAR:

SAVCILIK;

  • Özel belgede sahtecilik
  • Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak
  • Dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık
  • Kamu kurum ve kuruluşları ve benzeri tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
  • FETÖ, DAEŞ, EL KAİDE ve PKK silahlı terör örgütlerine üye olma suçlamalarından dolayı Alparslan KUYTUL Hocaefendi ve diğer kişiler hakkında soruşturma başlatmış ve tutuklu yargılanmaları talebiyle Sulh Ceza Hâkimliğine sevk etmiştir.

Gerçekleştirilen savunmalar neticesinde mahkemeden şu gerekçeler gösterilerek tutuklu yargılanma kararı çıkarıldı.

SULH CEZA HÂKIMLIĞINCE YAPILAN INCELEME SONUCUNDA;

Kamu kurum ve kuruluşları ve benzeri tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarının unsurlarının oluşmadığı, yetersiz soruşturma ve eksik tahkikat yapıldığı, gizli tanık beyanları dışında başka da yeterli delil olmadığı sebebiyle yukarıda belirtilen suçlamalardan dolayı tutuklu yargılanma talebi reddedilmiştir.

Ancak;

  1. Dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık ve
  2. Terör örgütü propagandası yapmak iddiası ile tutuklu yargılanmasına karar verilmiştir.

Her ne kadar savcılık, “FETÖ, DAEŞ, EL KAİDE ve PKK silahlı terör örgütlerine üye olma” suçlamalarından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk etse de Sulh Ceza Hâkimliğinin yaptığı inceleme sonucunda terör örgütü üyeliği suçunun oluşmadığı ve bu suçlamanın vasfının değişerek “Terör örgütü propagandası” suçunu oluşturabileceği iddia edilmiştir.

Ek: Kaçak yurt olduğu iddia edilen meskenin ev tipi olduğuna dair M.E.B.’nın tasdik belgesi.

Ek: Alparslan Kuytul Hoca’nın Tutuklanmasına ilişkin Gerekçeli(!) Karar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir